AÇIKÇA YAZACAĞIM ÇÜNKÜ BANA YAPTIKLARINDAN ONLAR UTANMADILAR!

by

AÇIKÇA YAZACAĞIM ÇÜNKÜ BANA YAPTIKLARINDAN ONLAR UTANMADILAR!
Deniz E……
”16 haziran 2013 pazar günü Ankara Kızılay’ daydım. 3 arkadaşımla buluştum direnişi uzaktan takip ediyorduk. Bir anda üzerimize gaz ve sis bombası yağmaya başladı Yüksel caddesine doğru kaçıştık. Çevik kuvvetlerin arasına düştük bir tanesi kolumdan tutup çantamı açmamı söyledi elini havaya kaldırmış her an copla girişecek. „Hayır“ diye kolumu çektim arkadaşlarımla birlikte 3 kişiydik tam ortamıza gaz bombasının pimini çekip attı, yetmedi suratımıza biber gazı sıkmaya başladılar, yetmedi coplarını savurmaya başladılar.
Oradan Karanfil sokağa kaçtık aşağı doğru sakin ilerlerken tam önümde çevik kuvvetleri buldum arkamı döndüm ve orada da çevikler birikmişti. Gayet sakin bir şekilde bekledim kolumdan tutup aralarına aldılar. Çantamı elimden alıp içini boşalttılar. Çantamda Türk bayrağını ve sütü görünce beni kolumdan tutup götürmeye başladılar. Arkamı döndüm ve arkadaşımı kanlar içinde döverek getirdiklerini gördüm. „Napıyosunuz siz“ diye bağırınca –„kes sesini orospu“ dediler. Daha fazla sesimi çıkarmamak için kendimi zor tutuyordum, tutuyordum çünkü dayak yememek için! ha onu geç polise mukavemet diye suçlarlar adamı.
Karanfil sokaktan Bakanlıklar ın orada ki gözaltı araçlarının olduğu yere doğru bi dolu çevikle birlikte yaka paça yürüyoruz. Yollarda grup grup toplanmış bide çevikler. Bakanlıklara varana kadar gördüğüm her çevikten işittiğim hakaretleri sıralıyorum;
-orospu
-terörist
-kahpe
-bunlar vatan haini
-bunu yatırıp s…….sin
-yok şöyle domaltıp s……sin
Yanımdakiler de sürekli kolumu sıkıp kes sesini diye uyarıda bulunuyorlardı konuşmamama rağmen. Dişlerimi sıkıp ilerledim yol boyunca.
Bakanlıklara yaklaşırken tabi yine aynı hakaretler eşliğinde, kalçamı arkadan elleyip sıkmaya başladılar. Arkamı dönüp „napıyorsunuz“ diye bağırdım tabi yine aynı cevap „kes sesini orospu“ oldu. Gözaltı araçlarının olduğu bölgeye geldik sıraya soktular beni. Polis kamerası kayıt yapıyordu kameraya bakmam için çenemden tutup ittirdiler. Ağzımı açmadım, hiç konuşmuyordum bi tane çevik geldi –„bu orospu niye hiç sesini çıkarmıyo la“ diyerek bacaklarımı tekmelemeye başladı, „yapma“ dedim, „sus“ diye tekrar tekmelemeye başladı. Sadece dişimi sıktım. Daha sonra arabanın camına kafamı saçımdan tutarak dayadılar „hiç bir yere bakma“ dediler, bakmadım saçımdan tutup tekrar kafamı cama vurdular.
Kadın polis geldi tekrar çantamı açtı Türk bayrağını görünce –„sıkışınca bunu mu gösterecektin?“ dedi. Büyük bir sabrım var hala susuyorum. Ağzımı açsam polise mukavemet diyor adamlar zaten. Arabalara bindirildik. Arkamda tellerin arasında arkadaşımı kanlı olarak otururken gördüm. Sağa sola bakmamız bile yasaktı. Arkadaş bana ordan „sakin ol sorun yok“ falan diyor bunlar „konuşmayın“ diye girişiyorlar. Polisin sicil numarasını alıp bana söyledi aklımda tutmam için. Polis bunu duyunca birden iyi oluverdi arkadaşımla öpüşüp koklaşmalar falan.
Ankamall’in yanında bulunan emniyet müdürlüğüne götürüldük. Betonların üzerinde oturtulup saatlerce bekletildik. Nezarethaneye götürdüler 17 kız bir koğuştaydık. İmza atmak istemediğim için yemek vermediler. İmza istenen kağıtları okumamam için ellerinden geleni yaptılar. Bi baktım „terör eylemi“ falan yazıyor yok artık! Bu güne kadar başka hiç bir eyleme katılmayan, hiç bir derneğe, kuruluşa vs. üyeliği olmayan beni örgüt üyesi terörist olmakla suçluyorlar. İmzalamam tabiiki. Nezarethane rezalet, kaşındırıcı sedir ve battaniyeler vardı sadece ama o kadar güzel insanlar vardı ki anlatamam o başka yazının konusu zaten iyi ki vardılar. Terörle mücadele de yattık bir de yuh! Kapı tamamen çelikti ve hiç penceremiz dahi yoktu. Tuvalete gitmek için bi taraflarımızı parçalamamız gerekiyordu. Barodan gelen gönüllü avukatlarımızla bile saatler sonra görüşebildik. 24 saat iyi kötü doldu ve bizim için ek süre istediler savcılık onayladı.
Bir an önce ifademizi verip sonuç almak istiyorduk işimizi uzattıkça uzattılar. O gün gözaltına alınan 118 kişiydik tabi dışarıda 118 insan eksik işlerine geliyordu. Ertesi gün geceye yaklaşırken ifademizi almak için başka tarafa götürdüler bizi. Sağolsun bi dolu gönüllü avukat bizi bekliyordu. Tuvalet tarafına sıkıştırıp, önümüze çevik kuvvetten barikat yaptılar avukatlarla konuşmamamız için. Aramızda bacağından plastik mermiyle vurulan, ayakta zor duran bir ablamız vardı. Oturmak istedi ve kadın polis –„sen gözaltındasın oturmaya hakkın yok“ dedi. Bunu duyup sinirlendim çeviklerin arasından kafamı çıkarıp avukata –„gözaltındayken oturmaya hakkımız yok mu?“ diye sordum o da bana „siz zaten gece yattınız tabii ki hakkınız var“ dedi. Ortalık bir anda gerildi bu polislerin amiri geldi ve bizi –„işinizi uzatırım“ diye tehdit etti. Avukatlar duyunca haklı olarak ne demek bu falan diye birden kaos yaşandı. Bizim ifadelerimiz alındıktan sonra serbest bırakılacaktık ama tehditkar amir dediğini yaptı ve tekrar nezarethaneye götürüldük. Keyfi olarak biraz tutulduk ve sonra çok şükür çıktık.
Baskılar ve tacizler hala facebook üzerinden devam ediyor. Soruyorum ben bu vahşileri kime şikayet edeceğim? ”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: